SBS, LGS, ÖSS, ÜDS, KPSS, KPDS, ALES, YÖS, LES, AÖS, DGS , TUS gibi alanlarda faaliyet gösteren dershaneler; “Milli Eğitim Bakanlığı yeni yapılandırmaya gitmediği için, bizleri sadece sınavlara hazırlıkta değil, yaşam boyu eğitim kapsamında da değerlendirin” mesajını veriyor.
Gül ÖZBAY
Dörtte bir nüfusunu 16 milyon öğrencinin oluşturduğu Türkiye’ deki “sınavlara dayalı eğitim sisteminin gerçeğine” dönüşen dershane sektörüne, yılda 10 milyar dolara yakın kaynak aktarılıyor.
M.E.B verilerine göre, 81 ildeki toplam sayısı 4 bin 83 olan ve çoğunluğu ağustos sonu itibariyle yeni eğitim dönemine başlayan dershaneler, eğitim programlarındaki artan çeşitlilikle de dikkat çekiyor.Türk eğitim sistemine ilk girdiği yılllarda, sadece bütünlemeye kalanlarla üniversiteye hazırlanacak öğrencilerin tercih ettiği dershaneler, artık eğitimin her kademesine yönelik hizmet veriyor.
Başta SBS, Anadolu ve Fen Liselerine giriş sınavları ve ÖSS olmak üzere Açık Öğretim (AÖS) Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), Kamu Personeli Yabancı Dil Tesbit Sınavı (KPDS), Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES), Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (LES), Dikey Geçiş Sınavı (DGS), Üniversiteler Arası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) gibi alanlarda eğitim veren dershanelerdeki fiyatlar, öğrenci başına başına 2 ila 8 milyar arasında değişiyor.
Bu değişkenliğin, dershanenin içinde bulunduğu ilin gelir koşullarına ve ders programlarının özelliklerine göre belirlendiğini açıklanırken, sektördeki haksız rekabete de dikkat çekiliyor.
Özel Dershaneler Birliği; 16 milyon öğrenciden ancak 900 bin ila bir milyon kişinin bu sektörden yararlanabildiğini, ancak son üç yılda, sayıları 4 bini aşan dershanelerin öğrenci bulmak için ücretle rekabet etmeye başladıklarını vurguluyor..
DERSHANELER BİR TÜRKİYE GERÇEĞİDİR
Ülkede eğitim – öğretim sorunlarının tartışıldığı her durumda, dershanelerin de gündeme geldiğini belirten Fen Bilimleri Dershanesi Genel Md. Yrd. Emin İyim;
“Bazı iddialarda, eğitim ve öğretim sistemindeki sorunların temel nedeni olarak dershaneleri gösteriyorlar. Yani bu kurumlar olmasa, okullardaki eğitim kalitesi artacak, çocuklar sınav maratonu yaşamayacak, velilerin cebinden bu kadar para çıkmayacak gibi söylemler var. Bunlar gerçeklerle örtüşmüyor çünkü nüfusun dörtte birinin öğrenci olduğu, bir üst okula geçişin sınavla yapıldığı ve ailelerin çocuklarının geleceğini alacakları eğitime bağladıkları bir ülkede, dershane sektörünün yaygın olması çok doğaldır” dedi.
Dershanelerin yüzbinlerce öğrencinin sorumluluğunu üstlendiğini, onbinlerce kişiye istihdam yarattığını ve eğitim – öğretim kalitesine katkıda bulunarak ‘bir Türkiye gerçeğine’ dönüştüğünü söyleyen İyim şu açıklamayı yaptı:
“Okul, öğretmen, derslik sıkıntısı çeken milyonlarca öğrencinin, sınavlarda başarılı olmak için yarıştığı bir ülkedeyiz. İşte böyle bir ülkede dershaneleri önemli ve farklı kılan özellikler nedir derseniz, şunlara bakmak lazım: Eşit düzeydeki öğrencilerden oluşan sınıflarda sınava yönelik konu anlatımı, soru çözümü, konu tekrarı, deneme sınavları ve motivasyon.
Biz 45 yıllık deneyimimiz ve yurt genelindeki 80 şubemizde ÖSS ve SBS eğitim programlarında faaliyet gösteriyoruz. 31 bin öğrencimiz ve 4 bin 100 öğretmenimiz mevcut. Türkiye başarı oranımız ise, her yıl yüzde yüze yakındır. 2009 – 2010 dönemini 18 Ağustos’ta ÖSS hazırlık sınıflarıyla açtık. 1 Eylül’de ise, SBS hazırlık kurslarımız başlayacaktır. Sektördeki rekabete gelince; eğitim ve öğretime belli bir kaliteyi sunmak adına normal olduğunu düşünüyorum.”
YAŞAM BOYU EĞİTİM KAPSAMINDA DEĞERLENDİRMEK LAZIM
Uğur Dershanesi de yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’ nın yeni yapılandırma gerçekleştirmemesi nedeniyle, eğitim faaliyetlerdeki çeşitliliğin arttığını belirterek şu mesajı verdi:
“Dershaneler gerek sınava hazırlık, gerekse yeni ve kısa süreli eğitimleri yapan kuruluşlardır. Başta Amerika ve Japonya olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde benzer faaliyetler mevcuttur. Ancak dershane ile kurslar süre bazında birbirinden farklıdır.
Örneğin Japonya’ da dershaneler okullarla başlar ve sürer. Oysa ki, kurslar daha kısa dönemde yapılan eğitim faaliyetleridir. Dolayısıyla ülkemizde son yıllarda artış gösteren ve yaşamın her aşamasını kapsayan eğitim programlarındaki çeşitliliği “yaşam boyu eğitim” kapsamında değerlendirmek lazımdır.”
Toplam 170 şubesi ve 150 bin öğrencisiyle SBS ve ÖSS bağlamındaki Türkiye başarı oranının yüzde 83 olduğunu hatırlatan Uğur Dershanesi Genel Müdürlüğü 2009 – 2010 eğitim – öğretim dönemini 17 Ağustos’ta açtıklarını bildirdi.
DERSHANELER NEDEN HEDEF TAHTASI ?
ATO’nun yaptığı araştırmaya göre; dershane sektörünün eleştirilmesine yönelik, başlıca iddialar şöyle sıralanıyor :
* Eğitimde fırsat eşitsizliği yaratmak
* Aşırı kar sağlamak
* Devlet okullarındaki iyi öğretmenleri transfer etmek
* Devam zorunluluğu olan okulları, zor durumda bırakmak
* Eğitim vermek ama öğretim verememek
Devletteki eğitim zafiyetinin, velinin cebine yük olarak döndüğünü belirten ATO; batı ülkelerindeki dershanelerin sınavlar için taktik ve ipucu verdiğini ama bizde temel eğitimin bir parçası olduğunu vurguladı.
A’dan Z’ye Dershaneye Boğulduk
Benzer Yazılar:
