Yüksek öğrenimde kalite konusunun YÖK’te çok ciddi şekilde ele alındığını söyleyen Özcan, konuya ilişki mesleki yeterlilikle ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla ortak bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Özcan, Yükseköğrenimde akreditasyonla ilgil çalışmalar da yapıldığını kaydederek, ” Ülkemiz için ulusal bir akreditasyon kurulu kurmak istiyoruz. Bugünlerde o nasıl formüle edilirse, daha iyi hizmet verilir. YÖK’ten tamamiyle bağımsız bir şey olmasını istiyoruz. Bunun üzerinde bugünlerde çalışıyoruz. Ayın 16′sında son toplantımız olacak. Ülkemize ulusal bir akreditasyon kurulu kazandırmış olacağız.Mühendislik denetleme kurulu (MÜDEK) Fen Edebiyat Denetleme Kurulu ( FEDEK ) gibi küçük akreditasyon acenteleri kurulları olacak. Yani biz büyük bir şemsiye kuracağız. Onun altında küçük küçük mesleki olan diğer akreditasyon kurulları yerleştirilecek. Onlarla uğraşacağız ” dedi.”
ÖĞRETİM ÜYESİ BAĞLAMINDA BİR ÇARPIKLIK VAR TÜRKİYE’DE BÜTÜN ÖĞRETİM ÜYELERİNİN YÜZDE 48.5′İ ÜÇ BÜYÜK ŞEHİRDE ÇALIŞIYORLAR
“Üniversitelerde öğretim üyesi sayısının yeterli olup olmadığının sorulması üzerine Özcan, büyükşehirlerdeki üniversitelerde öğretim üyesi eksikliği gibi bir sorunun olmadığını dile getirdi. Özcan, ” Hatta fazlamız var. Ama Anadolu’nun diğer kısımlarındaki üniversitelerimizde öğretim üyesi eksiği var. Yani öğretim üyesi bağlamında bir çarpıklık var. Türkiye’de bütün öğretim üyelerinin yüzde 48.5′i üç büyük şehirde çalışıyorlar. Bu Anadolu’nun diğer bölümlerindeki üniversiteler için haksızlık diye düşünebiliriz. Bizim yapmak istediğimiz bir şekilde fazla olan öğretim üyelerimizi oralara kanalize etmek. Büyükşehirlerdeki üniversitelerimizi öğretim üyesi yetiştirme merkezleri gibi kullanmalı ” dedi.
“KÜRT DİLİ VE EDEBİYATI ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ AÇILABİLMESİ İÇİN ÇOK GÜÇLÜ BİR TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI LAZIM”
Özcan, üniversitelerde Kürt Dili Edebiyatı bölümlerinin açılması konusunu da değerlendirerek, ” Biliyorsunuz 5 – 6 ay önce İstanbul Üniversitesinde Kürdoloji Merkezi açılmasına ilişkin bir talep gelmişti. Biz de ona onay verdik ve açıldı. Birkaç ay sonra Mardin Artuklu Üniversitesinde Kürdoloji Bölümü, aşılması talebi geldi. Biz YÖK’te meseleyi tartıştıktan sonra, böyle tek tek dillerden ise, bütün Anadolu’da konuşulan dilleri içine alan ‘ Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü gibi ‘ bir şemsiye onlara vermeyi kararlaştırdık. Bu güzel bir modeldi esasında. Yani rahatlıkla kullanılabilir. Mardin Artuklu Üniversitesi bunun için biçilmiş kaftan. Türkiye’de konuşulan diller fikrini kurulda söyledim ve arkadaşlar da kabul ettiler. Kürt Dili ve Edebiyatı Araştırma Enstitüsü açılabilmesi için çok güçlü bir Türk Dili ve Edebiyatı lazım. Aynı şekilde çok güçlü bir Fars Dili ve Edebiyatı bölümü lazım ve yine çok güçlü bir Arap Dili ve Edebiyatı bölümü lazım. Bunlar olmaksızın zaten Kürdoloji ile ilgili herhangi bir bölümün ne olursa olsun rahatlıkla başarılı olacağını zannetmiyorum. Çünkü Kürt Diline bakarsanız, yüzde 60 – 70 Farsça’dan ödünç almış yine yüzde 20 – 25 oranında Arapça’dan ödünç aldığını yine Türkçe’den kelimeler olduğunu biliyoruz. Bu tür bölümler hazırlanırsa orada bu bölümler arasındaki etkileşim daha güçlü olur. Kürt dilinin öğretilmesi kolay olur” diye konuştu
